akademimorbeyaz @ gmail.com

Yaşamaya ne zaman başlamayı düşünüyorsunuz? Borçlarınız bitince, endişeleriniz azalınca, korkularınız bitince, çocuklar büyüyünce, güzel bir aşk hayatınız olunca? Hangi durumunuz bitince yaşamaya, hayattan keyif almaya, daha fazla şükretmeye başlayacaksınız.

Size bir iyi bir kötü haberim var. Kötü haber o durumları sürekli düşünmeye devam ettikçe korkularınızı yenemeyeceksiniz. İyi haber ise; onları hayatınızdan bütünüyle çıkartabilirsiniz. Nasıl mı? Gerçek Aşk’a Uyanış kitabımda sizlerle birçok uygulama paylaştım. Kendinizi, ilişkilerinizi, bolluk ve bereketleriniz üzerindeki negatif enerjiyi nasıl atabiliriz konusunda telkinlerde bulundum. Uygulamaları birebir elinize verdim. Bir yerlerdeyim ve sizi duyuyorum. Endişelenmeyin. Bu yazımda da siz değerli okuyucularımız ile teknikler paylaşmak istiyorum.

Hepimizin bildiği üzere; Çarşamba günü tüm Müslüman alemi olarak en özel kabul edilen Ramazan ayına girdik. Aslında ramazan ayı sadece oruç tutmak değil, yemek yememek değildir. Sürekli ibadet etmek demek değildir. Dilimize sahip çıkmayı öğreten bir aydır. Vücudumuzun varlığını kabul ettiren bir aydır. Bazı konularda dinimizin de saptırıldığını düşünüyorum. Dinimiz korkutucu, sürekli cezaların yer aldığı bir mezhep değildir. Dinimiz, bilime en yakın din olarak çıkmıştır araştırmalar sonucunda. Bilim ile ilimi birleştirmek ve anlamak bize kalmıştır.

Yaşadığınız sıkıntıyı sürekli konuşarak bir yere varamayacağınızı kötü haber de belirttim. O zaman şimdi hazır vücudumuzu fark ettiğimiz, dinlendirdiğimiz, dua kapılarının da ardına kadar açık olduğu bir aydayken gelin bir detoks programı hazırlayalım kendimize. Önce kendimizi fark edelim. Olanı olduğu gibi kabul edelim. Yaşanılan her neyse oldu artık ve bitti. Derin izler bırakmasının yanında mutlaka ve mutlaka avantajları da çok büyük. Avantajlarına odaklanalım. Dilimizi yargıdan uzak tutalım. Bilim de kendi içine yönelip, kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini beyin gücüyle hayatımıza çekebilmek var. İlim de; isteyin vereyim diyen bir Ya Rab! O halde ne duruyoruz. Önce arınma ve şifalanma. Kendi içinize yönelme zamanı. Ben sizi bu konu da sık sık destekleyeceğim zaten. İşim bu. Geriye kalan uygulamalar size ait.

Şimdi burnunuzdan derin bir nefes alın. Karınlar kocaman şişsin. Ağızınızı kocaman açıp ha diye nefesi bırakın. Bunu 10 sefer falan tekrarlayın. Başınız dönebilir, mideniz bulanabilir, vücudunuz uyuşabilir. Çok normaldir. Şimdi kendinizi kabule geçme zamanı ise haydi içinize yönelin. ‘ben kimim?’ sorusuyla başlayabilirsiniz. Korkularınız ile yüzleşin. Bardağa limonata koymadan öncesinde bunun içinde kahve var diyebiliyoruz öyle değil mi? O zaman bolluk ve bereketi hayatımıza çağırmadan öncesinde bolluk ve bereketimde şu sıkıntılar var diyip temizlemesini alep edin. Nefesle temizlendiğini hayal edin. Her nefes verişinizde o korku yaratan durum bedeninizden, hayatınızdan çıkıp gitsin. Burundan her nefes alışınızda ise bolluk ve bereketi Yaradan’ın kaynaklarından çekin. Haydi şifa Allah’tan.

Herkese hayırlı ramazanlar diliyor, bolluk ve bereketin hayatınızdan eksik olmamasını temenni ediyorum.

Sedef Sade

Yaşam Koçu & Yazar

akademimorbeyaz@gmail.com